DOĞA HARİKASI ALİ KAYASI

DOĞA HARİKASI ALİ KAYASI

ALİ KAYASI

  • YER                                                        :KAHRAMANMARAŞ/ONİKİŞUBAT
  • BÖLGE                                                 :BULUTOĞLU MAHALLESİ KARRUT MEZRASI
  • MESAFE                                              :KAHRAMANMARAŞ-KAYSERİ KARAYOLUNUN 25. KİLOMETRESİNDE
  • RAKIM                                                 :
  • COĞRAFİ ÖZELLİĞİ                         :SARP VE YALÇIN KAYALAR
  • ULAŞIM               ZORLUK DERECESİ          :3 (5 ÜZERİNDEN)

Hz. Ali’nin tasavvur edildiği Ali Kayasından Menzelet barajını ve çevrelediği alanın eşsiz büyüsüne kapılacağınızı garanti ediyoruz. Yerden yaklaşık 150 metre yüksekte olan bu dik kayanın üzerinde Hz. Ali’nin atının ayak izi olduğu rivayet edilmektedir. Kayanın bıçakla kesilmiş gibi dik olması ise dağcılar içinde bir rota noktası haline gelmiştir. Gerek hikâyesi gerekse eşsiz manzarasıyla insanın başını döndüren yer gök maviyi bulabileceğiniz bu yer doğrusu görülmeye değer.

Zorlu sayılabilecek dağ yürüyüşü rotasından dolayı bölgeye bir dağcılık kulübü eşliğinde gitmek daha keyif almanızı sağlayacaktır. Ancak ailenizle de kendi imkânlarınız doğrultusunda gitmekte elbette mümkün.

Kısaca Ali Kayasını efsane yapan Hz. Ali tasavvurundan da bahsedelim.

“Efsaneye göre Hz. Ali küffarla savaşa giderken yolu bu sarp ve yalçın kayaya düşer ve burada bir süre mola verir.Sonra kendi adıyla anılan kayanın üzerine geldiğinde, kayanın Güredi Kalesi’yle bitiştiğini ve aynı adı taşıyan Güredi(Tekir) suyunun da yine Ali Kayası tarafından tıkanıp bir gölhaline geldiğini görür. Bu duruma müdahale etmek isteyen Hz. Ali, kılıcı Zülfikar’ı çekip kayaya vurduğunda kaya düz bir şekil alır ve Güredi suyu yol bulup Ceyhan Nehrine karışır.Bu sırada Güredi Kalesi de kılıç darbesinden dolayı yaklaşık 1,5 km. kuzeye uzaklaşır. O sırada kalenin küffarın eline geçtiğini gören Hz. Ali, Düldül’ü şaha kaldırır ve Ali

Kayası’ndan Güredi Kalesi’ne atlayıverir. Kalede çetin bir savaş veren Hz. Ali, kaleyi kısa zamanda teslim alır ve kale kumandanı olan Keşiş’in başını Zülfikar’ın ucuna takıp söz konusu kayaya doğru fırlatır. Keşişin başı kayanın kuzeyyüzüne isabet eder ve başın değdiği kaya parçası derhal oyuluverir.

Söylenceye göre günümüzde “Keyiş/Keşiş”in Oyuğu (deliği)” denilen bu yerdeki beyazlık, Keşişin saçları veya kafatasına ait parçalardır. Ancak kayanın düz ve yerden takriben 150 m. kadar yükseklikte olması dolayısıyla söz konusu

oyuğa ulaşmak pek mümkün değildir.”

Kaynak: KSÜ İlahiyat Fakültesi Dergisi 26 (2015)

Anadolu’da Hz. Ali Tasavvurları: Kahramanmaraş Örneği

Yrd.Doç.Dr. Hamza KARAOĞLAN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir